Pages

Ads 468x60px

Ailelerin Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ailelerin Hikayeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2010 Pazartesi

Türk otistik kızın büyük başarısı yankı uyandırdı


Hollanda'nın Breda kentinde yaşayan 'yüksek fonksiyonlu yetişkin otistik' Birsen Başar'ın azmi görenleri hayrete düşürüyor.

Türkiye'de bastırmak için kapı kapı dolaşmasına rağmen kimseden olumlu cevap alamayan 23 yaşındaki Başar'ın, otizmi anlattığı eseri, 2 Nisan Dünya Otizm gününde Belçika ve Hollanda'da yayınlanacak. Breda Avans Hogeschool Management, Ekonomi ve Hukuk mezunu olan Birsen Başar'ın hayatı, 2007 Temmuz'unda kendisine otizm teşhisi konulmasıyla değişti.

Zekası gelişen ancak duygusal gelişimi duran Başar, 7 aylık bir stajın ardından Breda belediyesinde memur olarak çalışmaya başladı. Araştırmalarında, Türkiye'de daha önce yetişkin bir otistiğin kitap yazmadığını fark eden genç kız, 1,5 sene boyunca hayatındaki değişiklikleri ve otizmle ilgili düşüncelerini kaleme aldı. Kitabının basılması için Türkiye'deki otizmle derneklere başvuran Başar, bu kurumların kitabı için bütçe ayırmak istemediklerini öğrendi. Ümidini yitirmeyen Başar, çalışmalarını Hollanda Otizm Vakfı'na yolladı.

Taslakları hayli beğenen yetkililer, Belçika ve Hollanda'daki yayın evleriyle temasa geçti. Başar'ın eserinin önümüzdeki yıl Dünya Otizm gününde Belçika ve Hollanda'da basılmasına karar verildi.

"TÜRK YAYINEVLERİ KAPILARINI SURATIMA KAPADI"

Birsen Başar, kitap projesi için başvurduğu yedi farklı dernek ve yayınevinden eli boş döndüğünü söyledi. Kitabına 'Ben de fark edilmek istiyorum' adını veren Birsen Başar, Cihan'a yaptığı açıkladam Türkiye'de başvurduğu yayınevlerinin, "Yazdıkların sana ve çevrene ilginç gelebilir ama başkalarına hitap etmiyor." gerekçesiyle eserini yayınlamayı reddettiklerini, bunun da kendisini çok kırdığını söyledi.

Başar, hayatı boyunca insanlarla yaşadığı sorunların ardından özürlülüğü sayesinde kendisine bir hedef bulduğunu belirtti. Birsen Başar, Türkiye'de karşılaştığı ilgisizliğin moralini bozduğunu kaydederek, "Her şeyi kendim yapıyorum, bu bana ve aileme çok stres veriyor.

Hollanda ve Belçika'daki gelişmeler teselli ediyor beni." dedi. Türk otizm hastasının azmi Belçika ve Hollanda medyasında da yer buldu. Birsen Başar Hollanda'daki Nederland 2, NMO ve NPS televizyonları ile Belçika'daki Tv Visie kanalına mülakat verdi. Birsen Başar, otizmin her çeşidi ile ilgili büyük bir bilgi kaynağı olan www.farklihayat.com adlı internet sitesinde de tecrübelerini paylaşıyor.

20 Eylül 2009 Pazar

Gülnur Kendini Anlatıyor

Ben otizmi olan bir bireyim. Otizm beni yalnız olarak görmenize neden olmasın. Otizm yalnızlık değil, yalnız bırakılma durumudur. Beni otizm değil, insanların yaklaşımı yalnız bırakıyor. Seneler boyunca benim yalnız kalmaktan hoşlandığım söylendi ama ben hoşlanmıyordum. Fakat bunu nasıl anlatacağımı ve etrafımla nasıl iletişim kuracağımı bilmiyordum. Aldığım eğitimlerde bana bunu hiç öğretmediler. Oysaki bana ilk öğretilmesi gerekenler bunlardı. Öğretilmesi gereken en önemli şeyler; kendimi anlatabilmek, oyun oynayabilmek ve oyuna katılabilmekti.

Ben otizmi olan 12 yaşında bir bireyim. Beni farklı yapan şey otizmim, otizmim olmasaydı benim özelliklerim çok sıradan olurdu.



Otizm yalnızlık ya da kader değildir. Otizm farklılıktır.



Otizm yeniden değerlendirilmelidir.



Otizm beni evde, okulda veya derslerde yalnız bırakmıyor. Otizm yeni olmayan ama gittikçe artan bir durum. Ben Otizmden dolayı iletişim kuramıyorum. Ama etrafımdakileri anlamadığım anlamına gelmiyor. İnsanlar benimle ilgili yorum yaptığında onları anlıyorum.

Otizm benim hayatım boyunca olacak. Ben bununla mücadele ediyorum.

Ya siz etrafımdakiler ,ne zaman mücadele etmeye başlayacaksınız?


Evde, okulda, eğitimlerde hep mücadele ediyorum ve iyi davranmaya çalışıyorum. Uygun davranmam için uyarılıyorum. Eğer ben toplumda yaşamayacaksam bunları neden yapıyorum?



Önce sizler bizlere uygun davranın!

Gülnur Yazıyor

Ben otizmi olan 12 yaşında bir bireyim. Beni farklı yapan şey otizmim, otizmim olmasaydı benim özelliklerim çok sıradan olurdu.



Otizmim beni ben yapan özellik. Öğretmenlerim benim herşeyi yapabileceğimi düşünüyor. Öğretmenlerim bana inanıyor. İnanmak en önemli şey. Otizmim benim iyi oynamamı engellemiyor. Ben iyi oyun oynuyorum. Evde herkes bana sevgiyle bakıyor. Okulda öğretmenim beni çok seviyor. Ben oldukça şanslıyım. Ben okuma yazmayı kendim öğrendim. Ama yazdığımı göstermedim.



Ben kendimi hazır hissedince gösterdim. Kendimi hazır hissedeceğim insanlar lazımdı. Daha önce başka öğretmenler beni anlamadı. Aileme de yazdığımı göstermedim çünkü onlarında hazır olması gerekiyordu. Ailem benim yazdığımı bilmiyordu. Ama ailem evde beni çok iyi anladı. Daha önce anaokulunda veya dışarda yaşadıklarımı ailemle paylaşmak istedim ama fırsatım olmadı. Buna rağmen ailem beni çok iyi anladı. Evde annem, babam beni olduğum gibi kabul ettiler. Otizm beni ayrı yapan şey.



Anneler, babalar otizmi anlamalı ve kabullenmeli. Evde çocuklarıyla oyun oynamalı.



Otizm aynı diğer durumlar gibi ele alınmalıdır. Sadece farklılıkları görmek işe yaramaz. Otizm aynı zamanda bir ayrıcalıktır, farklı olmaktır. Kötü bir şey değildir.Otizm bir son değildir bir başlangıçtır. Otizm zorlukları olan ama aynı zamanda güzelllikleri olan bir durumdur.

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız